NIKOS A. SALINGAROS

Doxa
“Bilişsel Uyumsuzluk ve Uyumsuz Mimari: Doğruları Yadsımak için Yedi Taktik”, Doxa 11, Ocak 2014, s. 100-117.  [pdf]
“Cognitive Dissonance and Non-adaptive Architecture: Seven Tactics for Denying the Truth”, Doxa 11 (İngilizce), Ocak 2014, s. 100-117.  [pdf]
“Fraktal Kentin Bağlantısını Kurmak”, Doxa 10, Haziran 2011, s. 78-101.
“Connecting the Fractal City”, Doxa 10 (İngilizce), Haziran 2011, s. 78-101.

 

[...]  George Orwell’in vardığı orijinal ve dehşet verici sonuca göre, toplum grup düşüncesini destekler ve böylece insanları yanlış bilgileri doğru olarak kabul etmeye zorlar (Orwell, 1949). Bir fikrin veya bir fikirler bütününün doğrulanmasının, bunların çoğunluk tarafından kabul görüp görmediğine bağlı olması, demokratik yönetime aldatıcı bir koşutluk gösterir. Aslında Orwell bir totaliter rejimi tarif etmektedir fakat biz şimdi biliyoruz ki, bu uyum mekanizması demokratik bir topluma da rahatlıkla uyar. Çoğunluk yanlış bilgiyi bir kez benimsedikten sonra, toplum bilincinde bunu düzeltmek neredeyse imkânsızdır. Eğitim düzeyi yüksek bir demokraside bile bir insan, toplumun ona sunduğu nimetlerden yararlanmayı sürdürebilmek için doğal olarak çoğunluğun görüşünü kabul etmeyi yeğler – asıl doğru olan her ne olursa olsun.

[...]  İnsanların yanlış bilgileri doğru olarak benimsemesinde etkili olan, birbirleriyle ilintili iki mekanizma vardır: çoğunluğun inancına pasif uyum; ve bariz bir hatanın, sınırlarını genişletmeye çalışan otoriter bir sistem tarafından desteklenmesi. Uyum sağlamanın içgüdüsel mekanizması görünürde zararsızdır ve insan iradesine boyun eğmeyen bir özellik taşır. Pasif uyum, insanın doğasından gelen basit bir mekanizmadır. Otoriter sistemlerin yararlandığı, yanlış bilgileri maksatlı olarak yaymak için kullanılan propaganda ve şartlandırma araçlarının incelenmesi ise ayrı bir araştırma konusudur (Hoffer, 1951; Salingaros, 2008). Bireyler, bir grup insan üzerinde kontrol sağlamak amacıyla, irrasyonel inançları desteklerler. Çeşitli mezheplerde, tehlikeli tarikatlarda, aşırı uçlardaki siyasi hareketlerde vb. bunun örneklerine rastlanır. Her ne kadar reklam endüstrisi, iktidara gelen ve gücü elinde tutan totaliter bir rejimle kıyaslandığında zararsız gibi görünse de, şişkoburgerleri, içine sentetik fruktoz basılmış meşrubatları satmak için aynı ikna tekniklerinden yararlanmaktadır.  [...]

[Doxa 11, Ocak 2014, s. 103]  [pdf]

 

[...]  George Orwell’s original and frightening conclusion is that society promotes groupthink, which forces people to accept misinformation as truth (Orwell, 1949). Validation of an idea or set of ideas is based upon whether those are accepted by the majority: a deceptive parallel to democratic governance. Orwell described a totalitarian regime, but we now know that this conformity mechanism applies just as well to a democratic society. Once the majority has accepted misinformation, it is almost impossible to correct it in the public consciousness. Even in an educated democracy, a person naturally decides to accept majority opinion, irrespective of truth, in order to continue enjoying the benefits that society offers.

[...]  Two related mechanisms influence people to accept misinformation as truth: passive conformity to majority beliefs; and deliberate falsehood promoted by a system of authority in order to further its ends. The instinctive mechanism of conformity is seemingly innocuous and is not amenable to human control. Passive conformity simply occurs because of human nature. Investigating the propaganda and conditioning apparatus employed by systems of authority to deliberately spread misinformation requires a separate study (Hoffer, 1951; Salingaros, 2008). Individuals promote irrational beliefs so as to gain control over a group of people. We have examples in cults, dangerous sects, extremist political movements, etc. However innocuous the advertising industry may appear to be compared to a totalitarian regime coming to and holding power, the same techniques of persuasion are used to sell fatburgers and soft drinks laden with synthetic fructose.  [...]

[Doxa 11, January 2014, s. 102-103]  [pdf]