JAMES JOYCE

Kitap
Ulysses, Kasım 2012, 750 sayfa.

>  James Joyce Centre, Dublin
>  National Library of Ireland / The Joyce Papers

 

“Quaker kütüphaneci yolcuları yolcu edip geri geldi. Çehresini kızartarak dedi ki:
— Mr Dedalus, görüşleriniz pek aydınlatıcı.
Bir o yana bir bu yana gıcırdadı, parmaklarının ucunda göklere doğru bir ökçe boyu daha yükseldi, ve, sesi kapıdan çıkanların sesleriyle boğularak, yavaşça dedi ki:
— Peki o zaman, dedi, sizce Anne şairi aldatıyor muydu?
Endişelenmiş surat bana soruyor. Neden geldi ki? Kibarlık olsun diye mi yoksa içine bir nur mu doğdu?
— Eğer barışıldıysa, dedi Stephen, demek ki daha önce küsülmüştü.
— Evet.
Tilki-İsa, ayağında deri pantalonuyla, kurumuş ağaç dallarının arasında onu kovalayanların tutun kaçıyor bağırışlarından saklanıyor. Dişi tilki nasıl olur bilmiyor, ava çıktığında bir başına yürüyor. Kadınları çekti kendi yanına, latif insanlar, bir Babil fahişesi, hâkimlerin eşleri, kabadayı meyhanecilerin karıları. Tilkiyle kazlar. Ve New Place’te gevşemiş, onurunu yitirmiş, bir zamanlar güzel olan bir gövde, bir zamanlar tarçın kadar tatlı, tarçın kadar tazeydi, şimdi yapraklarını döküyor, hepsini, kel, dar mezarın korkusuna kapılmış, affedilmemiş.
— Evet. Demek ki siz de…
Kapı gidenin arkasından kapandı.
Sükûnet, âniden, ketum, kubbeli hücreye hâkim oldu, sıcak, düşünceli havanın sükûneti.
Bir Vesta bakiresinin lambası.
Olamayan şeyler üzerine kafa yoruyor burada: eğer Cæsar kâhine inanıp hayatta kalsaydı daha neler yapabilirdi: neler olabilirdi: mümkün olanın mümkün olan olarak imkânları: bilinmeyenler: Akhilleus kadınların arasına saklandığı zaman hangi adı takınmıştı.
Etrafımda tabuta sokulmuş düşünceler, mumya lahitlerinin içinde, sözlerin baharatıyla tahnit edilmiş. Thoth, kütüphanelerin tanrısı, bir kuştanrı, hilaltaçlı. Sanki Mısırlı başpapazın sesini duyuyordum. Kitaptan fayanslarla boydan boya kaplanmış odalarda.”

(Ulysses, s. 189)